HABERLER

İnsanlık Ütopyacısı ve Büyük Şiir Değiştiricisi Nâzım Hikmet’in Anısına

Ülkelerin kader şairleri vardır. Gelirler, şiiri değiştirirler. Şiirleriyle dili ve ülkeyi değiştirirler. Nâzım Hikmet, Türkçe’nin ve ülkenin kaderini değiştiren şairdir. Toplumsal aksaklıkların giderilmesi, insanlar arasında sevgi duvarlarının kaldırılması için uğraş veren şair, yıllar yılı dört duvar arasına hapsedilmiş olsa da, yüreğinin duvarla çevrili olmamasını her şeyden daha çok önemsedi. Kalbini özgürleştirdi, kuş kanadı yaptı, Türkçe yaptı, şiir yaptı; göklere, gözlere, kalplere ve dillere uçurdu. Onun uçurdukları bugün aşk, hasret ve mücadele için daima yanımızda. Seni Düşünmek şiiri mesela, aşkı da özlemi de, mücadeleyi de estetik tınılarla çağrıştırır:

 

“Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey.

Dünyanın en güzel sesinden

En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey…

Fakat artık ümit yetmiyor bana.

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum.”

 

O bir ütopyacı idi, insanlık ütopyacısı idi. Dil, ırk, cinsiyet, toplumsal tabaka farklıkları kalksın; insan her yerde yeteneğiyle, sevinciyle, yaratıcılığıyla varlığını duyumsatsın istedi. Türkçeyi şiiriyle, şiirindeki biçim/içerik dengesiyle bambaşka zirvelere taşıyan usta şairimizin umut, ufuk, hayat ve iyimserlik çizgisi; daima hayat ve mücadele çizgisi oldu, bizlere de esin kaynağı oldu…

Dünya bugün hala haksızlıklar arenasına dönüşüyorsa, özgürlük sesleri, o sesleri boğan gürültüler içinde kayboluyorsa; Nâzım Hikmet’in şiir ve ideal hayat arasına gerdiği o mavi bulutlu göğe daha çok ve daha yakıcı biçimde ihtiyaç var demektir. Dünya çapında ihtiyacı hissedilen çığlık ve arayış; ümit ve sezgi olarak yeniden işlenmelidir. Tıpkı Nâzım Hikmet’in işlediği gibi. Sanatın hayat için, hayatın duygu için, duygununsa iyilik için olduğu bir kez daha gösterilmelidir… sanat iyileştirendir, şiir iyileştirendir, bunlarla çevrelenmiş hayat iyileştirendir. Sanatı hayatın yanında, olumsuzlukların karşısında dimdik durmaya çağırmak vicdani bir tutum ve tutkudur ve bize, Nâzım Hikmet’ten kalan bir yadigardır da. Onu sahiplenmek, şiiri, adaleti, özgürlüğü sahiplenmektir. Adına görkemli bir Karikatür Albümü hazırladığımız Nazım Hikmet’in anılmadığı, varlığının açığa vurulmadığı bir dünya daima eksik bir dünyadır ve eksik bir dünya olarak kalmaya da mahkum olacaktır. İnsanlığımızı eksik olmaktan çıkaran ve çoğaltan Nâzım Hikmet’in anısı önünde,  3 Haziran ölüm yıldönümünde saygı ve hüzün içinde eğilirken, ona o incelik kokan şiir ve hayat dersleri için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ruhları arındıran, kuvvetlendiren şairler şairi vasiyetinin hala yerine getirilememiş olmasıyla, içimizi acıtan o mısralarıyla seslenmektedir bize hala:

 

“Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

ve de uyarına gelirse,

tepemde bir de çınar olursa

taş maş da istemez hani…”

 

Metin Peker

Karikatürcüler Derneği Başkanı