HABERLER

Sivas’ı Unutmayalım, Unutmak İhanettir…

 


Asaf Koçak, ateşlerin uğursuz ve ölümsüz tuzağına en yakın zamanında bile mızıka çalıyormuş. Hayat ve özgürlük çalıyormuş…

Attila İlhan, Mızıkacı Çocuk şiirinde, 

“Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk 
Gece trenlerine binme kaybolursun, 
Sokaklarda mızıka çalma çocuk, vurulursun,” demişti.
Asaf Koçak’ın ölümün ateşi yanarken mızıka çaldığını öğrenseydi eğer, Üstad, şiirini,
“Madımak’ta mızıka çalma çocuk, yakılırsın,” diye dönüştürürdü belki.
Ateşlerde Koçak’lama söyleyen yiğit, mızıkan yüreğimizdir artık…

Ben Musa’yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür dirilir

Pir Sultan Abdal

Karikatürcüler Derneği üyesi sevgili dostumuz Asaf Koçak’ı 2 Temmuz ateşinde kaybedişimizin 33. yılında 33 canımızla birlikte sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Unutmuyoruz

Unutmak İhanettir.

DEVİRLERİ DAİM OLSUN.

Karikatürcüler Derneği Yönetim Kurulu


Metin Üstündağ


Fotoğraf: Mehtap Yücel

Madımak Oteli’ndekiler 8 saat boyunca kuşatma altında kaldılar.
Bu süre boyunca Ankara ile yaptıkları telefon görüşmelerinden hiçbir sonuç alamadılar.
Oteli alevler sardığı anlarda Asaf Koçak mızıka çalarak canlara moral vermeye çalışıyordu.

Asaf Koçak’ın Ardından

Madımak’ın içinden bir beden çıkarıyordu itfaiye eri. Yüzünü ateş tanınmaz hâle getirmişti ama onu tanıyanlar biliyordu; o beden, yıllarca kalemiyle karanlığa çentik atan Asaf Koçak’tı.
İnsanın boğazına düğümlenen söz o gün de aynıydı, bugün de aynı:
“Sivas, sana verdik; senden isteriz. Canlı verdik, canlı isteriz.”
Asaf, oraya ölüm aramaya gitmemişti. Bir şenliğe, bir türküye, bir dost meclisine gitmişti. Anadolu’nun yoksul çocuklarından biri olarak büyümüş, eline kalem almış, gördüğü haksızlıkları çizgileriyle anlatmıştı. Kimi insanlar para  biriktirir, Asaf insan biriktirmişti.
2 Temmuz günü yakılan yalnızca insanlar değildi. O gün, bu ülkenin aydınlığına, sözüne, sazına, kalemine ve itirazına saldırıldı. Yangının hedefi otelde bulunan insanlar kadar onların temsil ettiği düşünceydi.
Aradan otuz üç yıl geçti. Ateşi yakanların öfkesi küle döndü mu bilinmez ama Asaf’ın çizgileri hâlâ yaşıyor. Çünkü zulmün ömrü ne kadar uzun görünürse görünsün, bir gün biter. Geriye ise direnenlerin adı kalır.
Asaf Koçak bugün bir karikatürden, bir mızıkadan, bir dost sohbetinden bize bakıyor sanki. Ve her 2 Temmuz’da aynı soruyu bırakıyor önümüze:
İnsanını koruyamayan bir ülke, hangi geleceği kurabilir?
Bu yüzden Sivas yalnızca geçmişin değil, bugünün de meselesidir. Çünkü adaletin eksik kaldığı yerde yangın sönmez; yalnızca şekil değiştirir.

Türkan Doğan

Edebiyatçılar Derneği Logosu.


Fotoğraf: Çerkez Karadağ

 


Karagöl, Çubuk Ankara – 18 Nisan 1993
Fotoğraf: Rıza Aydoğmuş

 

Karikatürcüler Derneği’nin, Asaf Koçak’ın anısına karikatür ve mizah sevenlere sunduğu
Asaf Koçak Potre Karikatürleri Albümü.

   

 


Cenaze Töreninden – 6 Temmuz 1993 –  Ankara / Dikmen