HABERLER

Turhan Selçuk ustamızı, ölümünün 10. yılında saygıyla ve hasretle anıyoruz.

Karikatürcüler Derneği’nin  Onursal Başkanı ve Kurucu Üyesi değerli büyüğümüz, karikatür sanatımızın en büyük ve en özeli Turhan Selçuk ustamızı, ölümünün 10. yılında  saygıyla ve hasretle anıyoruz.

 

AYDINLANMA ÇİZERİ: TURHAN SELÇUK!

 

Toplumlar bazen, kıymet bilme adına çeşitli yıldönümleri vesilesi ile etkinlikler, anmalar, anımsamalar, anımsayışlar içinde soylu ve etkili çalışmalar yürütürler…Elbette, bu tür amaç dolu etkinlikler topluma itilim, vizyon, güç, süreklilik ve itibar da kazandırır…

Öyle adlar vardır ki, onlar bazı anmalarla hatırlanıp, sonrasında öteki güne, anmaya, öteki haftaya geçişe imkan vermezler…çünkü o özel adlar, o destansı hayatlar, toplumun belli dönemleriyle bir olur, o dönemlerin hafızası, dili,  var oluş şekli olur…İşte, Turhan Selçuk böyle bir sanatçı idi. O toplumun, Cumhuriyet’in hayat içindeki bir timsali idi, o Cumhuriyet’i çizer idi, o cumhuriyetin çizeri idi, o bir Aydınlanma çizeri idi. Toplumun sözü, arzusu, ideali için bir sembol idi. O sembol, on bir yıldır yok. On bir yıldır, toplumumuz bu yönüyle eksik, aksak ve hüzünlü…

Bilge ve uzak görüşlü Spinoza, gerçek erdemi, yaşamı aklın yönetmesinde bulmuştu. Aklın rehberliğinde bir toplumsal arayış, kavrayış, kök ve gelecek bulma… Turhan Selçuk, tüm sanatçı kalbi ile, erdemli yaşam için, Cumhuriyet aydınlanmasına, cumhuriyetin kararlı akılcılığına inandı, bu yolda yürüdü. O yol, aydınlanmışların, aydınlanmak ve aydınlatmak isteyenlerin yoludur… öngörülemezliklerle, nice engellerle dolu bu yolu, çizgilerin ve hayatın kahramanı Turhan Selçuk bir şimşek hızıyla geçti. Çünkü o şimşek, o hız, o tereddütsüz geçiş, onun tasavvur ikliminde yeşermiş olanları kapsıyordu…

Karikatür sanatında bir merhale olan Selçuk, toplumsal aksaklıkları, kaleminin muhteşem şaşırtmacaları ile özlü ve kalıcı biçimde sergileyebiliyordu. Çünkü, vicdan adlı o büyük yükü bir ömür sırtında taşıdı. Konformizme, sanatçı illizyonlarının yarattığı sahte cennetlerde yaşamaya iltifat etmedi. Onun cenneti, toplumun kendi sınırlarını oluşturduğu malul, sıkıntılı ve mütevazı yer idi.

Bugünden onun yarattıklarına bakıldığında, aşılmaz, aşılamaz bir sanatçı yeteneği ve duyarlılığı görmekteyiz…onun duyarlılığı, incelmiş gönül dünyasından damıtılmıştı. Zaten Hacı Bektaş diyarında sonsuzluğa uzanışı tercih edişi de, onun iç alemindeki zenginliği imlemiyor mu bizlere…

Nietzche, “Kendi yolunda yürüyen birisi hiç kimseyle karşılaşmaz,” demişti. Böyle bir yolda yürümeyi tercih etmek hiç kolay değildir oysa. Çünkü, oyalanmamayı, hedefe odaklanmayı güdüler. Turhan Selçuk, kendi yolunda yürümesini bilen; bilgi ile sevgi ile yürümesini bilenlerdendi. Onun yolu devrimcilikten, Mustafa Kemal devrimciliğinden, ulusa derin bir sevgi ve tutkuyla bağlı olmaktan geçmekteydi. Bunları sahiplenerek, bu atmosferde çizerek, büyüyerek, büyülenerek ve büyülemek isteyerek yaşadı. İşte bu, sanatçı yalnızlığının ötesinde, kendisini bilen, toplumunu anlayan, ulusunun gelişim eğrisinde rolü olmasını isteyen bir duruştu. Saygın ve saygıyı hakeden bu duruş, şimdi, buradan bakınca öyle kıymetli görünüyor ki. Çünkü ilkelerden, sevinç çoğalması ve paylaşımından yola çıkan bir duruş idi.

Şimdi Turhan Selçuk yok, toplumun bir parçası da mı yok diyeceğiz? Asla, o sanatının kahkahalarında, düşündüren çizgilerinde, hüzünlendiren, şaşırtan hayat prizmasında bize bakıyor ve bize inancını aşılıyor. Toplumu var ediyor. Ona baktıkça umut bahçesine bakıyor ve geleceği yemyeşil görebiliyoruz…

 

 

Metin PEKER

Karikatürcüler Derneği Başkanı    

 

 

 

Dolmuş Dergisi yönetim odası.

 

 

 

 

 
 
 

Turhan SELÇUK karikatürcü dostları İsmail GÜLGEÇ, Metin PEKER ve

Muhittin KÖROĞLU ile birlikte (Ankara – 1992)

 


 

Türk Karikatürünün 100. yıl kutlamasında Turhan Selçuk, Sinan Bıçakçı,

Semih Balcıoğlu, Ali Ulvi Ersoy, Tan Oral, Tonguç Yaşar, Oğuz Aral.

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

Karikatürcüler Derneği Ankara Temsilciliği’nin düzenlediği ”Turhan Selçuk Onur Gecesi”nde 

Ferruh Doğan, Semih Balcıoğlu, Turhan Selçuk.

 

 

 

Asaf Koçak Karikatür Yarışması jüri toplantısı 2 Temmuz 1994.

Arka sıra Erdoğan Bozok, Metin Peker, Mustafa Eremektar, Raşit Yakalı,

Tonguç Yaşar. Ön sıra Orhan Doğu, Turhan Selçuk, Ali Ulvi Ersoy,

Mengü Ertel, Erdoğan Başol, en ön Çerkez Karadağ.

 

 

Asaf Koçak Karikatür Yarışması Jüri toplantısı sonrası Karikatür Müzesi 1995 yılı.

Arka sıra Murat Özmenek, Ferit Avcı, İlhan Selçuk, Semih Balcıoğlu, Ahmet Erkanlı,

Ali Ulvi Ersoy, ön sıra Muhittin Köroğlu, Metin Peker, Turhan Selçuk, Tonguç Yaşar.

 

 

Ankara Temsilcilik binasında Bedri Koraman, Tonguç Yaşar, Turhan Selçuk,

Metin Peker, Şemsi Er.

 

 

Turhan Selçuk eşi Ruhan Selçuk, Metin Peker, Orhan Tüleylioğlu,

Murat Özmenek

 

 

 
 
Turhan Selçuk, Necmi Rıza Ayça, İsmet Lokman, Metin Peker, Ekim Atila Peker ve
Murat Özmenek ile (İstanbul 1989)
 
 
 
 
 
Turhan Selçuk, Metin Peker, Emel Balcıoğlu, Ali Ulvi Ersoy, Eflatun Nuri Erkoç ile 
”1 Nisan Şaka Yemeği”nde (İstanbul 2002)
 
 
 
Turhan Selçuk, Cem Karaca, Metin Peker ve Raşit Yakalı ile Ankara Temsilciliği’nin düzenlediği
”Mizah Gecesi”nde (Ankara 1991) 
 
 
 
Turhan Selçuk ve Metin Peker (Ankara 1998)